Otlutepe Köyü

Ziyaretci defterini oku - Ziyaretci defterine mesaj yaz Giris
Toplam mesaj: 571
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - [12] - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 - 22 - 23 - 24 - 25 - 26 - 27 - 28 - 29 - 30 - 31 - 32 - 33 - 34 - 35 - 36 - 37 - 38 - 39
Ragıp
Eklendigi tarih/zaman: 19-07-2013 16:14:08
KINALI KUZU
Sene; 1915,
Yer Çanakkale...
Yüzbaşı Sırrı Bey, ikindi namazını kılmış yeni gelen
eratı teftiş ederken, içlerinden bir tanesinin saçının bir tarafının kınalanmış olduğunu görür ve takılır:

“Hiç erkek kına yakar mı ?” Hasan:

“Buraya gelmeden evvel anam kınalamıştı komutanım...” der ve sebebini bilmediğini söyler. Komutanının talebi üzerine biricik anacığına haber salar:

“Niye benim saçımı kınaladın Anam?” Gelen cevabi mektupta şunlar yazar:

“Ey gözümün nuru, canım evladım, Hasan'ım, Köyümüzde yan gelip rahat rahat oturalım mı? Din-iman, vatan sevgisi içimizde alev alev yanıyor: Sen ecdadından, babandan aşağı
kalamazsın… Ben, senin anan isem; beni ve seni Allahü teala yarattı, bu güzel vatanımızda büyüttü, besledi. Bu emsalsız vatanın alınteri ekmeği iliklerinde…

Hasan'ım, sen bu ailenin seçilmiş kurbanısın… Güzel balam söyle zabit efendiye… bizim köyde kurbanlık ayrılan koçlar, kuzular kınalanır… Ben de seni evlatlarımın arasından
bu şirin vatanımıza kurban adadım. Onun için saçını kınalamıştım…
El–hükmülillah
Cenabı Allah, seni doğru yoldan ayırmasın. İsmail peygamber gibi kurbanlığımızssın. Seni melekler şimdiden
rahmetle anacaktır.

O kara gözlerinden doya doya öperim… Anan Hatice

Kınalı Hasan gözünü daldan, budaktan çevirmeden yiğitçe savaşırr, yaralanır ve Koca Dere Köyündeki sargı
yerine alınır bir gün. Lakin tedavi göremeden şehit olur. Kimlik tespiti sırasında üzerinden anasının cevabi mektubu ve mektubun sonuna Hasan'ın ilave ettiği yarım kalmış aşağıdaki şiir çıkarr:

“Anam yakmış kınayı adak diye,

Ben de Vatan için kurban olmuşum.

Anamdan Allah’a son bir hediye,

Kumandanım ben İsmail doğmuşum.”

Allahü teala güzel insanların sayısını artırsın güzel insanlar...
Ragıp
AYHAN KARAOĞLU
Eklendigi tarih/zaman: 17-07-2013 12:36:24
hayırlı ramazanlar
Selamınaleyküm hayırlı günler hayırlı ramazanlar olsun.nasılsınız dayılarım.inşallah hepiniz iyisinizdir.
hüseyin dayı senin hikayenin son bölümünü ya unuttun yada yazmak istemiyorsun.getirdin getirdin sonunda bıraktın.lütfen şu son bölümünüde yayınlada bizde tamamlanıp başka konulara geçelim.bir başka konuda dayıcım sayfa atlama sütununu en alta koyarsan daha iyi olur.en üstte kalmış. mesajların 2.-3.-4. sayfalardaki ve diğer sayfalardaki kalmış mesajlara daha kolay ulabiliriz.
hepinizi saygı ve hürmetlerimle selamlar hayırlı ramazanlar dilerim.Allah a emanet olunuz
Ragıp
Eklendigi tarih/zaman: 16-07-2013 16:07:58
SÖZÜN ÖZÜ


** Önce, yalnızca kendi nefsini düşünenleri, tarafgirleri, menfaatperestleri, m ütevazı/alçakgönüllü olmayanları, kıskançları, düşman bakışlıları, haram yiyenleri,
iyi gün dostlarını, akılsızları, ahmakları, yalancıları, iftiracıları,
gevezeleri, yağcıları, hainleri, üçkâğıtçıları, başkalarını yerenleri, kimseden hoşnut olmayanları, hak etmeyeni övenleri, soysuzları, vicdansızları, ikiyüzlüleri, şerefsizleri etrafından uzaklaştı.
Sonra, say bakalım etrafında kaç kişi kaldı?

** Bilmezsen öğrenmeyi küçümsersin; bilirsen daha çok öğrenmek istersin.

** Başkalarından öğrenilen ama hazmedilemeyen bilgi, korkuluğa giydirilmiş elbise gibidir.

** Bazen kendini kaybet ki bulduğunda sevinesin.

** Zarf o kadar güzeldi ki, baka kaldı. Hâlâ bakıyor. Zarfı açıp da içindekine bakmak, aklına bile gelmiyor.

** Ölümün iyi yanı, kötülerin de ölecek olmasıdır.

Kötülerden ve bütün kötülüklerden uzak hayırlı bir ömür dileklerimle...
Ragıp
HÜSEYiN ŞAHAN website
Eklendigi tarih/zaman: 14-07-2013 15:09:19
________________ÜC KORKUMDAN BiRi---------------------------


Degerli arkadaslar sitemizde bir mala gitme yazima karsilik cevaben yazdiginiz yazilar beni cok eskiye götürmesiyle beraber cokta mesut ve mutlu etmistir, ALLAH Hepinizden razi olsun.mala gitme konusuna tekrar dönecegim ama bugünkü yazimi köydeki üc korkuma ayirdim neydi benim üc korkum.


1- KORKUM > Bende herkes gibi süreklide olmasada aradabir abimin gitmedigi ve calisan adamimiz olmadigi zaman mala giderdim.iste öyle bir günlerden bir bahar günüydü. Mallari aldim sabahin erken vaktinde yola koyuldum tabi gavluga varmadan arkadaslarla bulustuk niyetimiz cerci suyunu gecip durna göllerinde yasamalda mallarimizi yaymakti öylede yaptik hatirlamiyorum ögün kimlerle gittigimi ama epey kalabaliktik.bizden büyük abilerimizde vardi bahar oldugundan aksama kadar oynadik dolandik eylendik ama öglenden sonra hava bozmustu yagmur yagacakti ikindiye varmadan sagnak yagmur dolu gisir bir bastirdiki sormayin gitsin cali altina tas oyuguna kacan kacana dagildik.epey yagdiktan sonra hafif günes cikmasiyla bizlerde yerlerimizden cikip islanmis elbiselerimizi ates yakip kurutmaya calistik,ama tabi bu arada köye gitme zamanida gelmisti. Bizde yola koyulduk neseli neseli girgir samata geliyoruz tabi deynek kesmisiz ginalamisiz kimisi diyor benim degnegim koppuzli kimisi diyir benimkinin koppuzu yok ama sizinkinden gúzel kinaladim kavurdum vel hasil bu tür kousma sohbet le geldik kacaklarin dereye. Ama kacaklarin dereye gememizle gördügümúz suyun akisi bizi korku ve dehsete saldi kacaklar öyle cosmuski önüne kakatmissa sürüklüyor gecmek imkansiz.biz mali vurduk güclü iiy besili olanlar direk karsiya gectiler ama zayif olanlar birkac takla attiktan sonra sürüklendigi yerden cikmayi basardilar.
Ben ve diger arkadaslarim gecemedik gecmemisze imkansizdi. Derenin kenarinda arkadaslarla birde benim kücük finomla kala kaldiz hava gittikce karariyor mal gecti karsida dagildi birsey yapamiyoruz Köyümüzün nagir cobanlarini bekliyoruzki onlar gelsinde bizleri gecirsinler.nagirda geldi suya vurdu gecen mi dersin yuvarlananmi dersin suruklenip gillananmi dersin ne dersen de kiyamet yerine döndü kacaklar.
Nagir gectikten sonra cobanlar ve biz hodaglar kaldi birde kopeklerimiz benimde finom ama finom cok huzursuz oldugu her halinden belliydi cok kormustu.ALLAH gani gani rahmet eylesin ABDULEZIZ Dayi beni sirtina aldi GASIM dayi ve diger cobanlarda diger arkadaslardan sirladilar el ele tuttular suyu geciriyorlar bize ama suya bakmaya korkuyoruz öyle hircin ve bulanmis korkunc akiyor tas agac hersey getiriyor.neyseki ilk posta bizi sagsalim gecirdiler diger arkadaslarida gecirdiler.herkes gecti ABDUEZIZ Dayi ile GASIM dayi haydin ola enikler karanlik cökmeden malizi toparlayin kurt kusa yem olmasin .herkes yola koyuldu ama ben hala arkadayim.

GASIMDAYI bagirdi ola hüseyin ne beklirsin haydi gec oldu dedim gasimdayi FINO gecemedi suyu öbur tarafta ben onu koyup gelemem MAHMUT AGAM beni öldürür.sonra FINOYU nasil birakirim seviyorum köyümúzde tek fino ama nasil fino cogu arkadaslarin hatirina gelir.ABDUEZIZ dayi birdaha bagirdi ola enik birsey olmaz o gecer gelir sen gel ALLAH her ikisinede rahmet eylesin ogún ABDULEZIZ DAYIYLA GASIM AMCANIN yaptigini hic unutmadim unutamamda .neyseki finodur suyun kenarinda bir obas vurir bir bubas vurir cesaret edip atliyamiyork nasi mavullir bagirir yaben nasil aglirim sesinenki sormayin gitsin allahtan suyun sesinden benim sesli aglamami kimse duymuyor.herkes gitti bir ben birde finim kaldik bas basa o suyun diger tarafinda ben butarafinda suya asagi kosuyorum oda benle beraber yar yer ariyorumki atlasin da hayvan gecsin.epey mucadele ettik suya asagi kostuk UZUNDASIN altlarina dogru bir yerde dar bir bogaz buldum fionuy cagirmaya basladi zaten karsimda beni görüyor ama bir türlü atliyamiyor bense korkudan nerdeyse altima edecegim o saatte orda arkadaslar igitlig olmir kimderse olir nah olir basiniza gecsinde görün.neyseki cok cagirmama dayanamadi fino suyun ortasindaki tasa atladigini gördüm ama tasa tutunamadi ayagi kayinca su kaptigini gördüm nasil süriklir FiNODUR mavillir icim yanir birsey elimden gelmiyor FINO súrükleniyor ben ardindan kosuyorum TA IHSAN dayinin cayirina varmadan orda bir yerde su finoyu kenera ati fino sudan cikara cikmaz boynuma sarildi nasil mavulir yüzümü gözümü yaliyor görmeliydiniz zaten ben aglamaktan korkudan bitmisim. Yola koyulduk finoyla karanli hem aglirim hem korkuyorum kurt kus bizi yerse neyseki korka korka eve sag salim geldim agam dedi niye geciktin dedim bele bele oldu dei birakaydin finoyu itoglit o kendi gelirdi finoyu birakip gitseydim bu sefer diyecekti hayvanoglu hayvan cocukmusun korkudan finoyu birakip geldin deyip beni dögecekti kesin.iste 1-KORKUM ogün cok kormisumdur.

2- KORKUMU YARIN YAZACAGIM ARKADASLAR KALIN SAGLICAKLA.
metin yıldız
Eklendigi tarih/zaman: 13-07-2013 12:49:55

sa hüseyin abi insanların duygularına tercüman oluyorsun, güzel olmuş şiirin allah razı olsun..
Ragıp
Eklendigi tarih/zaman: 13-07-2013 11:15:30
BAYRAK
BAYRAK

Dalga dalga al beyaz,
Onla coşar bahar yaz,
Onunla güler ayaz,

Bayrak Toroslarda kar,
BAYRAK VARSA VATAN VAR...

Kılavuzdur yüceye,
İlhamdir her heceye,
Işık gün ve geceye...
.
Bayrak şafaklara nar,
BAYRAK VARSA VATAN VAR...

En ulvi ehemmiyet,
Bağımsızlık, hürriyet,
Canla ödenir diyet...

Bayrak yürekteki yar,
BAYRAK VARSA VATAN VAR...

Siladaki huzurdur,
Şanlı onur, gururdur,
Hilaldeki pürnurdur...

Bayrak gurbette efkâr,
BAYRAK VARSA VATAN VAR...

A. ALTINKAYA

Nice güzel günlere...
Ragıp
Ragıp
Eklendigi tarih/zaman: 12-07-2013 14:02:57
ÖNCE İNSANLIK

ÇOCUKLARINIZIN DAHA FAZLA İNSAN OLMASINA YARDIMCI OLAN "İLİMLER" MÜHİMDİR, YOKSA...

Almanya'da bir lise müdürü, her eğitim- öğretim yılı başında öğretmenlerine şu mektubu gönderirmiş:

“Bir toplama kampından sağ kurtulanlardan biriyim. Gözlerim hiçbir insanın görmemesi lazım gelen şeyleri gördü maalesef. İyi eğitilmiş ve yetiştirilmiş mühendislerin inşa ettiği gaz odaları, iyi yetiştirilmiş doktorların zehirlediği çocuklar, işini iyi bilen hemşirelerin vurduğu iğnelerle ölen bebekler, lise ve üniversite mezunlarının vurup yaktığı insanlar.

Eğitimden bu sebeple dolayı şüphe duyuyorum. Sizlerden isteğim şudur: 'Talebelerinizin iyi bir insan olması için gayret gösterin. Çabalarınız bilgili canavarlar ve becerikli psikopatlar üretmesin. Okuma-yazma, matematik, çocuklarınızın daha fazla insan olmasına yardımcı olacaksa ancak o zaman ehemmiyet arzeder.”

****

Kıymetli Hüseyin Şahan kardeşimin hasret dolu mısraları bizleri ta ötelere götürdü, getirdi. Gurbet insanı konuşturuyor. Yazdırıyor, şair yapıyor vesselam... Vatanda olanlar kıymetini bilsin canım kardeşilerim...
Allahü tealaya emanet olunuz.
Cumanız da mübarek olsun...
Ragıp

metin yıldız
Eklendigi tarih/zaman: 12-07-2013 13:08:49
cuma
tüm islam aleminin ve köylülerimin cumasını kutlar mevlamdan hayırlar getirmesini dilerim.. hayrılı cumalar
HÜSEYiN SAHAN website
Eklendigi tarih/zaman: 11-07-2013 19:29:45
*****ZAMANI GELDi*****


Köy diyince insanin ici sizliyor
Ha bugün yarin umut gözlüyor
Ellerim titriyor kalem yazmiyor
Artik köye dönme zamani geldi

Köyümün resmini duvara astim
Baktikca ağladim bağrima bastim
Burnumda tütüyor nasil görestim
Artik köye dönme zamani geldi

Ne yaparsin felek örmüş ağini
Terkeyledim bahcesini bağini
Duman almiş yasamalin dağini
Artik köye dönme zamani geldi

Eskisi gibi sevinsem gülsem
Gülerek cossam yikilsam ölsem
Ne olur şimdi köyümde olsam
Artik köye dönme zamani geldi

Efkar basar gizli gizli ağlarim
Akaşam olur karalari bağlarim
Yeşermiştir şimdi güzel dağlarim
Artik köye dönme zamani geldi

Ellerin yurdu yurdum olmadi
Yillar geldi gecti yüzüm gülmedi
Belki ömrüm kaldi belki kalmadi
Artik köye dönme zamani geldi

Konu komsu her birini özledim
Selam sabah yollarini gözledim
Hasretleri yüreğimde gizledim
Artik köye dönme zamani geldi

Anayi babayi yanliz biraktik
Ha bugün ha yarin ömürü yaktik
Mektup gelir diye yollara baktik
Artik köye dönme zamani geldi

insani hoş eder hayeller düşler
Aklimdan cikmiyor köydeki işler
Saclarim ağardi döküldü dişler
Artik köye dönme zamani geldi

Gece uykudan uyandim kalktim
Camdan disari daglara baktim
Gözlerim doldu sigara yaktim
Artik köye dönme zamani geldi

Yaban eller gardaş cekilmez oldu
Ömrümüz tükendi zamani doldu
Bunca yil gurbette huzurmu buldu
Artik köye dönme zamani geldi

Allaha yalvarip duva etmeli
Niyet edip yola düsüp gitmeli
Yeter artik bu hasretlik bitmeli
Artik köye dönme zamani geldi

Kac bayram oldu gurbet eldeyim
Kime ne söyleyim kime ne deyim
Nekadar yaşarim nerden bileyim
Artik köye dönme zamani geldi

Sormayin bana yoruldum artik
Derdimle kedere sarildim artik
Kaderime küstüm darildim artik
Artik köye dönme zamani geldi

Hüseyinim artik yüzüm gülmüyor
Ayrilik ne demek kimse bilmiyor
Gurbette gardas bayram olmuyor
Artik köye dönme zamani geldi


NOT:Tüm dost ve arkadaslardan siir hakkinda yorum bekliyorum.
muammer özdemir website
Eklendigi tarih/zaman: 11-07-2013 12:56:22

selamın alleyküm arkadaşlar tüm islam aleminin mubarek ramazanı kutlu olsun mevlam tuttugümüz oroçlarımızı kabulbuyursun inşallah gardaşım hüseyin yazında benide davat etmişsin oraya sizlerin yanına gelmemek mümkünümü gardaş seveseve gelirim keşke hayaldeyilde gerçek olsada koşarak gelsem yanınıza gardaş müderis gardaşımı 39 senedir hiç görmedim inanki insan özlem çekiyor eyer bu yazıyı okursa müderis gardaş bir nasip olmadı seninle görüşmek mevlam nasip etsede görüşe bilse çok mutlu olurum hüseyin gardaşım öncülüyünü yaptığını caminin ibadete açılmasından müslüman olarak gururduydum senin adına çok sağ olun gardaşım tüm emeyi geçen müslümanlardan allah razı olsun kıldıgınız namazlarınız kabul olsun gardaşım tekrar allah razı olsun hayır yapmaktan zevk allan bir kardeşimsin allah hayırını kabul eylesin yavrularını sana bağışlasın allaha emanet ol
Ragıp
Eklendigi tarih/zaman: 11-07-2013 10:10:45
KISSADAN HİSSE
DANA ve ŞEYTAN...

Günlerden birgün şeytanın yolu bir köye düşmüş.

Keyfi yerinde olan melun, sırtını bir ağaca yaslamış ve danası kazığa bağlı olan ineğini sağan genç bir kadını uzaktan seyretmeye başlamış. Bir taraftan da cibilliyeti gereği; "onlara nasıl zarar verebilirim" diye düşünüyormuş.

Şeytan, kadını epeyce, hin hin seyrettikten sonra yerinden kalkıp kazığa bağlı buzağının ipini biraz gevşetmiş.

Aç dana, az ötede annesinin sütünün kovaya sağılmasını seyretmeye daha fazla dayanamamış debelenmiş ve boynundaki ip çözülmüş.

Koşarak annesini emmeye giden dana, dolu süt kovasını devirmiş.

Sağdığı süt ziyan olunca sinirlenen genç kadın eline geçirdiği odunu buzağıya rastgele vurunca yavru yere yığılmış.

Gözü önünde yavrusuna saldırılan inek, kayıtsız kalamayıp bir boynuz darbesiyle kadını yere serip öldürmüş.

Uzaktan geçmekte olan kadının kayınpederi, ineğin gelinini öldürdüğünü görüp ineği tüfekle vurmuş.

Silah sesini duyan koca, karısını yerde cansız yatar vaziyette, babasını da elinde tüfekle görünce, o da silahını çekip babasını öldürmüş.

Kısa bir süre sonra hakikati öğrenen genç adam, bu kadar acıya dayanamayıp kahrından o da ölmüş.

Bütün bu olanları bir kenardan kıs kıs gülerek seyreden hain, melun şeytan;

"İNSANLAR BİR DE BU FELAKETİ BANA YÜKLERLER, DANANIN İPİNİ GEVŞETMEKTEN MADA BEN NE YAPTIM ŞİMDİ" demiş...

Melun İblisin, iki ayaklı şeytanların, münafıkların şerrinden, kâfirin küfründen, zalimin zulmünden uzak, hayırlı bir ömür dileklerimizle...
Allahü tealaya emanet olunuz.
Ragıp
Ragıp
Eklendigi tarih/zaman: 09-07-2013 10:49:07
İKİ YAZI VE HAKİKATLER
Niyyet hayr akıbet hayr / Güzel Gören, Güzel Düşünür

Imamı Azam Ebu Hanife Hazretleri zamanın zenginlerindendir.
Basrada sefineleri/gemileri vardır. Bir gün büyük bir ticaretten, gayet kârlı olarak geri dönerler.
Zekâtını hesaplar, hayır ve hasenetlerini ayırıp dağıtır. Geriye kalanın az miktarını zaruri ihtiyaçları için kendine saklar, diğerlerini de talebelerin iaşesi için medreseye gönderir.
Tam bu sırada bir deri bir kemik kalmış ihtiyar biri kapısını çalar. Selam verir, sonra da başlar ağlayarak yalvarmaya:
"Ya Imam çoluk-çocuğum açlıktan ölmek üzere... imdat... Ya İmâm medet!" diye iki gözü iki çeşme sızlanır...
İmâm, hiç tereddüt etmeden kendi evinin nafakasını karşılamak için aıkoyduğu paranın tamamını buna verir. Paraları alan adam, neşeyle uzaklaşır.

Bir komşusu işin aslını öğrenir ve İmâmın yanına gelir:
"Ya İmâm, bugün altınları verdiğin adamı meyhaneden çıkarken gördüm. O müslüman da değil, üstelik böyle yalan hikâyeler uydurarak sizin gibi müslümanlardan para topluyormuş... Huyu buymuş..." diye izahatta bulunur.
Anlatılanları sabırla dinleyen İmâmı Azam güler:
"Yani şimdi, bulunduğumuz yerde açlıktan ölmek üzere olan insanlar yok mu?"
"Yoktur efendim..."
"Elhamdülillah... Elhamdülilah... Duyduğum en güzel cümle... Sevgili Peygamberimiz ne buyurmuşlardı?: 'Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir...' Sadece bu hadis-i şerife uymak niyetiyle aldansak da ziyan etmeyiz. Maksat hasıl olmuştur.
Mühim olan çevremizde aç, susuz, çaresiz insanların olmamasıdır. Elhamdülillah... elhamdülillah..." Sonra o söz getirene dönüp:
"Sana bir şey anlatayım mı?"
"Anlat ya İmâm..."
"Adamın biri uzun bir sefere çıkar. Yolu çölden geçmektedir. Ne kadar tedbir almışsa da en sonunda suyu biter ve dayanılmaz bir şekilde susuzluk çeker. Artık seraplar görmektedir. Gücünün son kuvvetiyle atına biner, su aramaya başlar. Uzun bir emekten sonra uzakta bir vaha görür son gücüyle atını oraya koşturur. Bir an için suya kavuşmak isteğiyle yedeğindeki atını bırakıp suya girer doya doya içer ve serinler. Aklıbaşına geldikten sonra atına bakar. Başıboş kalan hayvan pek uzaklara gitmiştir. Bu sefer de onu tutmak için uğraşır, pek de yorulur.
Kendi kendine der ki:
"Şuraya bir kazık çakayım. Belki benim gibi birisi de böyle susuz kalır, aceleyle buraya gelir, hiç olmazssa bu kazığa atını bağlar ve hayvan bir tarafa kaçmamış olur. Burada bir kazık olsaydı ben bu sıkıntıları yaşamazdım" der.
Kazığı uygun bir yere çakar, gider.

Aradan zaman geçer. Bir gün başka bir yolcu aynı şekilde susuz kalır son hamleyle burayı bulur. Bir an evvel suya kavuşmak için koşarken ayağı bu kazığa takılır, taşların üzerine düşer. Eli, yüzü kanlar içnde kalır. Acılarına aldırmadan kana kana su içip aklı başına geldikten sonra ilk işi bu kazığı çıkarmak olur. Kendi kendine de derki:
"Benim gibi bir burayı bulup koşarken ayağı takılıp düşmesin ve aynı acıları çekmesin... En iyisi ben bu kazığı buradan çıkarayım" der ve kazığı çıkarır bir kenara koyar.
Gördüğünüz gibi insanların menfaat düşünülerek bir kazık çakılıyor ve aynı kazık yine insanlar zarar görmesin diye çıkartılıyor. Her iki işte de o insanlar güzel niyyetlerden dolayı bol bol ecir, sevap alıyor.
"Niyyet hayr akıbet hayr..."

***

Şimdi Avrupalı, Amerikalı sahtekârlar İslâm dünyasının merhamet, fedakârlık, iyi niyet, yardım ve yardımlaşma gibi güzel hasletlerini çalıp kendilerine uydurma kahramanlar oluşturuyorlar.
Aşağıdaki ifadelerle yukarıdakiler tesadüf mü dersiniz?
Yoksa İmâm-ı Azam hazretleri, Arjantili meşhur golfcüden sonra yaşayıp ondan çalmış olmasın?
Ne dersiniz?

***

Güzel Gören, Güzel Düşünür

Arjantinli meşhur golfçü Robert Vincenzo yine bir mükâfat kazanmış, hediyesini alıp kameralara gülümseyerek poz vermiş. Ardından klubüne uğramış, eşyalarını toplayıp otoparktaki arabasına doğru yürümüş. O sırada yanına
bir kadın yaklaşmış.

Vincenzo'yu tebrik ettikten sonra ona küçük bir bebeğinin olduğunu, bebeğin çok hastalandığını ve hastane masraflarını karşılayamadığını onun her gün biraz daha ölüme yaklaştığını anlatmış, bir çırpıda. Kadının anlattıkları Vincenzo'ya pek tesir etmiş.

Hemen çek defterini çıkarmış ve turnuvadan kazandığı paranın bir kısmını yazıp imzalamış. Çeki kadına uzatmış. O sırada kadına:
"Ümid ederim bebeğinin iyi günleri için harcarsın" demiş.

Ertesi hafta Vincenzo klupte öğle yemeğini yerken Golf derneği'nin bir elamanıi yanına yaklaşmış ve "otoparktaki çocuklar, geçen hafta siz turnuvayı kazandığınız gün bir kadının yanınıza yaklaştığını ve sizinle konuştuğunu söylediler" demiş.

"Evet" demiş Vincenzo, "bunun nesi garip?".

"Garip değil tabi ki" demiş adam,

"Ama size bir haberim var! O kadın bir sahtekârmış. Sizin gibi zengin kişilere yaklaşıp hasta bir bebeği olduğunu söyleyip para koparırmış. Korkarım sizden de almış."

Vincenzo şaşkınlıkla: "Yani ölümü beklenen bir bebek yok mu?" demiş.

"Yok" demiş adam.

"İşte bu hafta duyduğum en iyi haber" demiş Vincenzo.

İşte buna "bakış açısı farkı" diyoruz biz.
Kimi dünyanın faniliğini görmezden gelir ve parasını kaybettiğine üzülür ama kimi de Vincenzo gibi ölümü bekleyen bir bebek olmamasına sevinir ve ALLAH'a şükreder.

Aynı pencereden dışarı bakan iki kişiden biri sokaktaki çamuru, diğeri gökyüzündeki parıl parıl parıldayan yıldızları görebilir.

"Güzel gören güzel düşünür; Güzel düşünen de hayattan lezzet alır."

***
Yorumu size bıraktım kıymetli kardeşlerim.
Ramazan-i şerifiniz münarek olsun.
İnşaallah hayırlara vesile olur.
Allahü tealaya emanet olunuz.
Hoşça kalınız...
Ragıp
metin yıldız
Eklendigi tarih/zaman: 08-07-2013 15:03:22
ramazan
ramazan aynın islam alemine ve tüm köylülerime hayırlar getirmesini yüce mevladan dilerim.. yaylada görüşürüz herkese selamlar
HÜSEYiN ŞAHAN website
Eklendigi tarih/zaman: 06-07-2013 11:50:04
.......DUYDUK DUYMADIK DEMEYIN.......



Ola hele durun Behci caminin bacasina cikmis bagirir.susun bir bagag ne diyir galiba yayla cikacak onun bagirir.

KOMSULAR bu persembe yaylanin yolu yapilacak herkes sabah erkenden gazma küreyini azigini alsin mezarligin orda beklesin.kanli yokustan yol yapmaya baslanacak.

Duyduk duymadik demeyin komsular bu cumartesi yayla cikacak cumartesi agirlik gidecek pazar günüde köc gidecek duyan duymayana haber versin.komsulaaaaaaaaaar.

Ola MÜDERIS,EFRAYIL, LOKMAN.MUAMMER,ASIRLARDAN HÜSEYIN,EMO.YAKUP,CIZIM,,YÜKSEL ,ÖMER,HÏKMET,ZEKI ÖZDEMIR,VE diger arkadaslar aksam yatagin düzünde toplaniyoruz ates yakiyoruz herkes fetirini cöregini cayini sekerini getirsin sabaha kadar oturacagiz.

ALLAHA EMANET OLUN bugün yayla cikiyoooooor.
mustafa kuzy
Eklendigi tarih/zaman: 05-07-2013 22:03:28
bizim köyümüz
cok dğerli hüseyin abi zaman ayırıp bu siteye büyük uğraşlarla emek verip hazırladığın için canı gönülden teşekkür eder katkılarından dolayı kutlar daha güzel işler cıkardacagına umut ederim. başarılar dilerim

Guestbook Powered by: MN Guestbook Version 1.5